Doğa

Dip Not – Evrensel Doğa Hükmü (Kurucu İlke):
Doğa dalı, Yıldız Birliği içinde tüm dalların üzerinde yer alan mutlak bir otoritedir. Bu dal, yaşamın kaynağı olan doğanın korunması için dünya işleyişini durdurma ve gerekirse insanlığı geçici olarak kısıtlama hakkına sahiptir.

Örneğin:
Atmosferin yeniden dengeye gelmesi, doğa döngülerinin onarılması veya ekolojik felaketin önlenmesi amacıyla, insanlar 3 yıl boyunca evlerinde karantinaya alınabilir. Bu karar, Doğa dalının bilimsel ve etik kurulları tarafından alınır ve diğer hiçbir dal tarafından sorgulanamaz.

Doğa, Yaradan’ın yeryüzündeki bedenidir. Onu yok sayan, yaşamın kendisini yok sayar.

Alt Dal: İklim ve Atmosfer Kontrolü

Amaç:
Dünya atmosferinin yapay ve doğal yollarla dengelenmesi, sera gazlarının azaltılması, iklim değişikliğinin durdurulması ve hava kalitesinin gezegen genelinde standartlaştırılması.

Görevler:

  • Atmosfer analiz merkezleri kurmak (her kıtada bir ana merkez, bölgelerde alt istasyonlar).
  • Karbon salımını anlık izleyen yapay zekâ destekli uydu ağı geliştirmek.
  • Küresel “Temiz Gökyüzü Programı” başlatarak karbon ve zehirli gaz salan tüm tesisleri ya kapatmak ya da dönüştürmek.
  • Atmosfer dengesini korumak için iklim mühendisliği projeleri başlatmak (örneğin: yapay bulutlar, ısı yansıtıcı uzay aynaları).
  • Kutup buzullarının korunması ve genişletilmesi için enerji destekli soğutma alanları kurmak.
  • Atmosferdeki su buharı, oksijen ve karbon oranını dengelemek için büyük orman alanları kurmak (Yaşam Kuşakları).
  • Zorunlu karbon izni uygulaması (her bireyin yıllık karbon hakkı; aşanlar sistem dışı kalır ya da katkı vermekle yükümlüdür).

Yaptırım Hakkı:
Bu dal, atmosferin onarımı için kitlesel karantina, üretim yasağı, seyahat kısıtlaması gibi uygulamaları 3 yıla kadar devreye sokabilir. Bu kararlar, Güzel Işıklar Denetimi ve İlk Işıklar Konseyi tarafından incelenemez, sadece gözlemlenebilir.

Etik İlke:
İnsan yaşamı, doğanın dengesine zarar veriyorsa, geçici olarak durdurulabilir. Doğa nefes almadan insan nefes alamaz.

Alt Dal: Toprak ve Tarım Reformları

Amaç:
Toprağın yeniden canlandırılması, küresel tarımın doğayla uyumlu hale getirilmesi, insanlığın besin güvenliğini sağlarken doğayı onarıcı bir sistem kurmak.

Görevler:

  • Tüm dünya topraklarını sınıflandıran Toprak Haritalama Ağı kurmak.
  • Endüstriyel tarımı sona erdirmek, doğal döngülü (permakültür temelli) tarım sistemine geçmek.
  • Tarımsal faaliyetlerde hayvan gübresi, kompost, mikrobiyal canlandırma yöntemlerini zorunlu hale getirmek.
  • Genetiği değiştirilmiş (GDO) ürünlerin üretimi ve tüketimi yasaklanır, sadece doğal tohum bankalarından gelen tohumlar kullanılabilir.
  • Tarımda insan değil, doğa merkezli üretim yapılır. Toprak, her yıl bir dönem “dinlenme ve şifa” hakkına sahiptir.
  • Zorunlu Toprak Katkı Payı: Her birey yılda en az bir kez toprağa katkı sağlamak (ekim, bakım, onarım) ile yükümlüdür. Bu görev yerel birlik merkezleri tarafından organize edilir.
  • Kırsalda yaşayan topluluklara Doğal Besin Destekleme Fonu sağlanır. Böylece yerel üretici doğayla uyumlu üretim yaparken ekonomik olarak korunur.
  • Çölleşmiş bölgelerde “Canlandırıcı Tarım Bölgeleri” kurularak toprak yeniden işlenir ve canlılığa açılır.

Yaptırım Hakkı:
Tarım ve toprak sağlığı için zararlı bulunan uygulamalar (örneğin kimyasal ilaçlar, fosil yakıtlı traktörler) derhal durdurulabilir. İnatla sürdürenler sistem dışı bırakılır.

Etik İlke:
Toprak sadece üzerinde yürüdüğümüz zemin değil, bizim var oluş kodumuzdur. Ona zarar veren, kendini yok eder.

Alt Dal: Su Kaynakları Yönetimi

Amaç:
Dünya üzerindeki tüm tatlı ve tuzlu su kaynaklarının korunması, dengeli kullanımı, yeniden doğaya kazandırılması ve her canlının suya eşit, etik erişimini sağlamak.

Görevler:

  • Küresel “Su Döngüsü İzleme Ağı” kurulacak. Yer altı suları, nehirler, göller, okyanuslar ve atmosferik nem sürekli takip edilir.
  • Yağmur ve kar sularının toplanması zorunlu hale getirilir; her bina, yerleşim ve tarım alanı bu sisteme entegre edilir.
  • Su kirliliğine neden olan endüstriler, çok kısa sürede ya doğayla uyumlu hale getirilir ya da kapatılır.
  • Atık su, döngüsel sistemle arındırılarak yeniden kullanılır. Bu sistemde tüm evsel atık sular toprakta arıtılır (biyofiltre sistemler).
  • Kıtlık yaşayan bölgelerde “Yağmur Geri Çağırma” (iklim mühendisliği) yöntemleri kontrollü olarak uygulanabilir.
  • Her bireyin günlük su tüketimi sınırlandırılır. İnsani ihtiyaçlar dışındaki su israfı cezalandırılır.
  • Kuraklıkla mücadele kapsamında “Su Koruma Bölgeleri” oluşturulur. Bu bölgelerde insan girişi sınırlanır ve doğa kendini onarır.
  • Yerel su kaynakları asla satılamaz, kiralanamaz, özelleştirilemez. Su yaşam hakkıdır, mülk değil.

Yaptırım Hakkı:
Su kıtlığı ya da su kaynaklarına zarar verildiğinde, zorunlu su karantinaları, endüstri kapanmaları ve bölgesel göçler geçici olarak uygulanabilir.

Etik İlke:
Su, doğanın gözyaşıdır. Onu korumak, hem gezegeni hem geleceği korumaktır.

Alt Dal: Hayvan ve Biyolojik Çeşitlilik Koruma

Amaç:
Dünya üzerindeki tüm hayvan türlerinin korunması, yok olan yaşam zincirlerinin yeniden kurulması ve insanın doğadaki tüm canlılarla uyumlu yaşamasının sağlanması.

Görevler:

  • Tüm canlı türlerini kapsayan Biyolojik Envanter Sistemi oluşturulur; nesli tükenmekte olan türler öncelikli koruma altına alınır.
  • Yaban hayatı koruma alanları genişletilir, bu alanlara insan girişi yalnızca izne bağlı ve denetimli olur.
  • Çobanlık Teknolojisi: Gelişmiş hayvan izleme ve yönlendirme dronları kullanılır. Hayvancılık, masa başı iş gibi sistemleştirilir ama doğayla iç içe olur.
  • Her ülkenin veterinerlik ve biyoloji fakülteleri, yaban hayatı rehabilitasyonu için doğrudan sorumluluk taşır.
  • Üniversite geçişi öncesinde her öğrenci, zorunlu olarak en az bir dönem “Tarım ve Hayvancılık Görevi” yapar.
    • Bu görev: hayvan bakımı, doğa gözlemi, tarım katkısı ve ekosistem eğitimi içerir.
  • Genetik mühendislik sadece türleri korumak ve iyileştirmek amacıyla sınırlı ve denetimli olarak kullanılabilir.
  • Hayvanların zekâ, duygu ve sosyal yaşamları tanınır; hayvan hakları hukuku oluşturulur.
  • Evcil hayvan üretimi sınırlanır, sahipsiz hayvanlar için bölgesel doğal yaşam köyleri kurulur.

Yaptırım Hakkı:
Hayvanlara sistematik zarar veren kurumlar ve bireyler, doğa dışı ilan edilir. Eğitimden, kamusal hizmetlerden veya sosyal projelerden uzaklaştırılabilirler.

Etik İlke:
Hayvanlar bizim altımızda değil, yanımızdadır. Onlara karşı sorumluluk, insanlığın varlık sınavıdır.

Alt Dal: Deniz Bilimleri ve DEDEP (Dalışlı Eğitim Programı)

Amaç:
Okyanuslar, denizler ve su altı ekosistemlerinin bilimsel olarak araştırılması, korunması ve genç nesillerin deniz bilinciyle yetiştirilmesi.

Görevler:

  • Küresel çapta “Deniz Araştırma Merkezleri” kurulacak; bu merkezler okyanus bilimi, jeoloji, biyoloji ve deniz teknolojileri üzerine çalışır.
  • DEDEP (Dalışlı Eğitim Programı):
    • Ortaöğretim sonrasında her birey, bir kez sualtı eğitimi almak ve dalış yapmakla yükümlüdür.
    • Öğrenciler, deniz canlılarını gözlemler, mercanları tanır, ekosistemle temas kurar.
    • Bu eğitim fiziksel sınırları olanlara uyarlanabilir (sanal/robotik dalış simülasyonları).
  • Tüm denizler, bölgelere ayrılarak Koruma Seviyesi Tanımı yapılır (Ticari Giriş Yasak – Kısıtlı – Açık).
  • Denizaltı maden ve petrol aramaları yasaklanır. Sadece bilimsel veri amaçlı kazılar sınırlı denetimle yapılabilir.
  • Balıkçılık faaliyetleri biyolojik dengeye göre AI destekli olarak sınırlandırılır.
  • Deniz kirliliğine sebep olan tüm plastik, kimyasal ve petrol atıkları için geriye dönük temizlik sorumluluğu yasası getirilir.
  • Özel olarak eğitilmiş deniz koruma robotları mercan onarımı, atık temizliği ve canlı takibi yapar.
  • Deniz canlıları ticareti, özellikle egzotik türler, sıkı şekilde yasaklanır. Deniz sadece yaşam alanı olarak tanınır, pazar değil.

Yaptırım Hakkı:
Denizlere zarar veren ulus ya da kurumlar, uluslararası deniz yasağı kapsamına alınır; bu da ticari ve bilimsel girişlerini engeller.

Etik İlke:
Denizler, dünyanın bilinçaltıdır. Onları kirletmek, gezegenin ruhuna zarar vermektir.

Alt Dal: Ormanlar ve Karasal Ekosistemler

Amaç:
Dünya üzerindeki tüm karasal yaşam alanlarının (ormanlar, çayırlar, dağlar, bozkırlar) korunması, yeniden canlandırılması ve insan eliyle yok edilen bölgelerin onarılması.

Görevler:

  • Küresel çapta Orman Takip ve Müdahale Sistemi kurulur. Her orman, bölgesel birlik tarafından izlenir ve korunur.
  • Ormansızlaşan bölgelerde “Yeşil Geri Dönüş Planı” uygulanır:
    • Yerli tohumlarla ormanlaştırma,
    • Doğal su döngüsünün kurulması,
    • Yerli hayvanların geri getirilmesi.
  • Tüm şehirler, nüfusu oranında “Orman Telafi Alanı” oluşturmak zorundadır.
  • İnsan yerleşimleri, ormanların içine değil, çevresine ve doğa ile uyumlu mimariyle kurulabilir.
  • Yanan ormanlar 5 yıl boyunca tamamen koruma altına alınır; oraya inşaat, madencilik, tarım yapılamaz.
  • Her birey yılda bir kez orman koruma görevi üstlenir (bakım, temizlik, ekim, araştırma). Bu görev eğitim, üniversite ve sosyal katkı sistemine entegre edilir.
  • Karasal hayvanlar için Doğal Geçiş Koridorları kurulur; bu yollar sayesinde göç, üreme ve barınma dengesi korunur.
  • Ormanlarda odun üretimi yasaklanır; ahşap ihtiyacı sürdürülebilir lifli bitkilerden (kenevir, bambu) karşılanır.
  • Yeryüzündeki tüm dağ ve yüksek alanlar, manevi koruma bölgeleri ilan edilir. Bu alanlara zarar vermek “doğaya saygısızlık” suçu olarak kabul edilir.

Yaptırım Hakkı:
Ormanlara zarar veren bireyler, kurumlar ya da uluslar; Yeşil Yasa kapsamında cezalandırılır, orman katkı görevine zorunlu tutulur, gerekirse doğal alanlara erişimi kısıtlanır.

Etik İlke:
Orman, dünyanın akciğeri değil; yüreğidir. Yüreği atan bir gezegen yaşamaya devam eder.

Alt Dal: Doğa Temelli Enerji Üretimi (Toryum Planı dâhil)

Amaç:
Enerji üretimini doğayla çatışmadan, onun döngülerine uyum sağlayarak gerçekleştirmek; fosil yakıtları tamamen terk etmek ve yaşanabilir bir gelecek için temiz enerji sistemleri kurmak.

Görevler:

  • Küresel çapta Fosil Enerji Kapatma Takvimi hazırlanır. Her ülke bu takvime göre belirli bir tarihte kömür, petrol ve doğalgaz üretimini durdurmak zorundadır.
  • Toryum Tabanlı Reaktör Sistemleri (TTS) geliştirilir. Toryum, doğaya zarar vermeyen, düşük radyasyonlu ve verimli bir enerji kaynağı olarak yaygınlaştırılır.
  • Güneş, rüzgar, dalga ve jeotermal enerji sistemleri doğaya zarar vermeyecek şekilde tasarlanır:
    • Orman alanlarına panel kurulmaz,
    • Göç yollarına türbin yerleştirilmez.
  • Kenevir ve yosun bazlı biyoenerji sistemleri kurulur. Bu sistemler hem enerji üretir hem karbon emer.
  • Enerji üretimiyle eş zamanlı doğa onarımı yapılır. Örneğin: her enerji santrali çevresinde doğal yaşam alanı kurma zorunluluğu.
  • Enerji ihtiyacı azaltmak için “Verimlilik Temelli Mimari” zorunlu hale getirilir (ısı yalıtımı, doğal aydınlatma, pasif enerji sistemleri).
  • Bireylerin çatılarına, balkonlarına ve bahçelerine mikro enerji sistemleri kurması teşvik edilir. Bu sistemler ağ ile bütünleşir.
  • Enerji adaleti ilkesi: Her birey, yaşamak için gerekli temel enerjiye ücretsiz ulaşır. Lüks enerji tüketimi, ek katkı ile mümkün olur.

Yaptırım Hakkı:
Doğaya zarar veren enerji üretimi acilen durdurulur. Bu tesisler kamulaştırılır ya da doğa mahkemelerine taşınır. Aykırı davranan ülkeler sistemden dışlanabilir.

Etik İlke:
Enerji, doğanın içindeki ritimdir. Bu ritmi bozmak, hem doğayı hem insanı hasta eder.